DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay °C
.

NEDEN BURADAYIM?

Ayşe Gültutan
23.12.1997 tarihinde Hatay’ın Antakya ilçesinde doğdum. İlköğretimime İffet Zübeyr Göçmen İlkokulunda başladım. Ardından birkaç okul değişikliği sonunda Vali Teoman İlkokulundan mezun oldum. Daha sonra eğitimime Habib-i Neccar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde devam ettim. Liseden mezun olduktan sonra Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne yerleştim ve 3.sınıf olarak öğrenimimi sürdürmekteyim. Aysegultutan97@gmail.com
31.10.2019
A+
A-

Bulunduğumuz dönemde zihnimizde ‘‘Neden buradayım, aklım olsaydı bu bölümü okur muydum, neden bu mesleği seçtim, boşuna emek verdik şu halimize bak!’’ gibi birçok soru ve şikâyet dolanıyor.

 

Olduğumuz yeri o kadar çok yadırgıyoruz ki büyük bir mutsuzluk içinde buluyoruz kendimizi. Çünkü hayal ettiğimiz hayat ile yaşadığımız hayat arasındaki farkı sonradan görmek bocalamamıza sebep oluyor. Ne istediğimizi bilmeden seçimler yaptığımızı fark ediyoruz. Durup kendimize soruyoruz o anda ‘‘Acaba neden bu seçimi yaptım, yapmıştım?’’ diye.

 

Bazen her ne kadar hayat şartlarını bahane etsek de birçoğumuz gerçekten ne istediğini, nerede olmaktan mutluluk duyacağını, nerede kendine ve insanlara faydalı olacağını düşünmeden düz mantıkla hareket ediyor. Ya da ‘‘Başkası ne düşünür, yadırganır mıyım acaba?’’ düşüncesiyle yönünü değiştiriyor.

 

Toplumun isteklerine o kadar çok bağlı kalıyoruz ki kendi istediğimizi unutuyoruz bazen…

Evet, yaşadığımız toplumdan kendimizi ayrı düşünemeyiz ama unuttuğumuz bir şey var: Toplumun bir parçası da biziz!

Bulunduğumuz toplum, olmak istediğimiz yer hakkında ne düşünür, ne der diye sorgulamak yerine ‘‘Acaba olmak istediğim yerde kendime ne katabilirim?’’ diye düşünmemiz gerekiyor.

Eğer kendimize bir şeyler katamazsak çevremize de bir şeyler katamayız. Kendimize bir şeyler katmak için de sevdiğimiz yerlerde olmamız gerekiyor. İnsan sevmediği yerde belli bir süreden sonra mutlu olamadığı gibi sorumluluklarını da tam anlamıyla yerine getiremiyor, aksatıyor. Sonra da dersten çıkmak için, işlerin bitmesi ve mesainin sona ermesi için dakika sayıyoruz. Eğer bulunduğumuz yerde rahat değilsek ve oradan çıkar çıkmaz rahat bir nefes alıyorsak sorun büyük demektir. Bu durumun temeli geçmişle bağlantılıdır.

Çocukluğumuzda çok sık karşılaştığımız, şimdi de başka çocuklara sorduğumuz değişmeyen soru: ‘‘Büyüyünce ne olmak istiyorsun?’’

Sıralardık hemen öğretmen, veteriner, doktor diye…

 

Tabii durum böyle devam etmedi. Büyüdükçe işler değişti, ileride ne istediğimizi sorgulamak yerine ‘‘Geleceğin mesleği ne?’’ diye sorgulamaya başladık. O meslek öldü, bu aralar bu meslek daha çok ön planda, geleceğin mesleğine de şu diyorlar vb gibi yorumlar yaptık ve çevremizden de duyduk.

Kaçırdığımız bir şey daha var: Gelecek biziz! Gelecek, biz soru sorduğumuz da istedikleri meslekleri dile getiren çocuklar!

Bizim severek yapacağımız meslekler de geleceğin meslekleri oluyor böylelikle. Müziğe ilgi duyuyorken ya da resim yapma yeteneğimiz varken sadece maddi amaç güderek seçilen, seçilmek zorunda bırakılanlar meslekler, bölümler ne kadar devam ettirilebilir ki?

Devam ettirilse bile ne kadar sağlıklı devam ettirebilir?

Gerçekten bir şeyi sevdiğimizde ona verdiğimiz emek de artıyor, o işi yapma potansiyelimiz de. Yaptığımız iş hem daha kaliteli oluyor hem de daha çok varlığını koruyor. Sevmeden sevdirmeye çalışmak, rahatça nefes almadan sorumluluklarımızı yerine getirmek oldukça zor…

Bu yüzden bizim geleceğimizi sevdiğimiz şeyler şekillendirmeli ki fayda sağlayabilsin.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
26 Ocak 2020
24 Ekim 2019
17 Ekim 2019
19 Aralık 2019
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.