DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay °C
.

Zamanın İçinde

Ayşe Gültutan
23.12.1997 tarihinde Hatay’ın Antakya ilçesinde doğdum. İlköğretimime İffet Zübeyr Göçmen İlkokulunda başladım. Ardından birkaç okul değişikliği sonunda Vali Teoman İlkokulundan mezun oldum. Daha sonra eğitimime Habib-i Neccar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde devam ettim. Liseden mezun olduktan sonra Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne yerleştim ve 3.sınıf olarak öğrenimimi sürdürmekteyim. Aysegultutan97@gmail.com
12.12.2019
A+
A-

Zaman… Yaşamımızda geriye getiremeyeceğimiz, akışında herhangi bir değişiklik yapamayacağımız olgu. Bazen çok hızlı bazen çok yavaş; bazen eğlenceli bazen de hüzünlü bir şekilde akıp gidiyor.

Bu yüzden zamanımızı nasıl kullandığımız, neye harcadığımız ve ne şekilde değerlendirdiğimiz çok önemli! Tam olarak da tek şeye vaktimizi harcamamız mümkün değil. Yeme-içme, uyuma ve geçim gibi birçok ihtiyacımız da var ve bu ihtiyaçlarımıza zaman ayırıyoruz. Ancak bunlara ya da bunların dışında neye, ne kadar zaman ayırıyoruz?

Kimimiz zamanın çoğunu uykuya, kimimiz gezmeye, kimimiz çalışmaya, kimimiz evine, kimimiz okuluna, kimimiz telefona, kimimiz oyunlara ayırıyor. Buna daha birçok örnek verebiliriz. Hayatımızda vakit harcadığımız tüm şeylere oranla tek bir şeye harcadığımız vakit elbette de olacak ama asıl önemli olan bunun ne olduğu!

Hayatımızda bilinçli bir şekilde neye zaman ayırıyoruz?

Zamanımızı ayırdığımız şeyler sebebiyle ertelediğimiz şeyler de çok fazla. Bu ertelediğimiz şeylerin başında kendimiz ardından da sevdiklerimiz, yakınlarımız yer alıyor. Çoğunlukla daldığımız şeylerin içine takılı kalıyoruz ve başka hiçbir şeyi görmüyoruz. Hayatımız da rutinleşiyor ve robot gibi hep aynı şeyleri tekrarlıyoruz. Zaman geçince, bir şeylerin farkına geç vardığımızda da keşke şöyle yapsaydım, şuraya gitseydim, onu daha çok görseydim diye yakınıyoruz. Ama biliyoruz ki geçen zamanı geri getiremeyeceğiz, buna rağmen bir şeyleri erteledikçe erteliyoruz.

Bir de ‘‘Zamanla yaparım, zamanı gelince görürüm, zamanı gelince okurum…’’ gibi tekrarlarımız var. Zamana bıraktığımız birçok şeyin elimizden kayıp gittiğini sonradan fark ediyoruz. Bir bakıyoruz ki zamana bıraktığımız her şey hızlıca akmış gitmiş zamanın eteğinde.

Tüm bunları birleştirdiğimizde de başladığımız yere tekrar dönüyoruz: ‘‘Geçen zamanı geri getiremeyiz.’’ Ve bununla birlikte zamana bıraktığımız, bu akışta kaybolanları da geri getiremeyiz. Zaman kendini yenileyerek akıp gidecek ve biz eskiyeceğiz. Bu yüzden yetişmek lazım ertelediklerimize. Hadi hala ne duruyoruz, koşalım ertelenmemiş yarınlara!

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
28 Kasım 2019
12 Kasım 2019
31 Ekim 2019
19 Aralık 2019
24 Ekim 2019
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.